Bizler şu dünya denilen ambarda buğday toplayan kişiler gibiyiz.Ambarımıza buğdayları dolduruyoruz, ama topladığımız buğdayın bir yandan eksildiğinin farkında değiliz.
Buğdayımızın böyle azalmasının sebebinin , ambara giren fare olduğunu hiç düşünmüyoruz. Bu farenin çeşitli hile ve tuzaklarla ambarımızdaki buğdayı boşalttığını göremiyoruz .Fare bizim ambarın altına delikler açmış .Koyduğumuz buğdayı sürekli yiyor. Emeğimiz boşa uçup gidiyor.
Ey Hakk’ı talep eden kişi! Önce fareden kurtulmanın çaresini bulmak gerekir.Fareyi uzaklaştırdıktan sonra , ancak ambarını istediğin gibi doldurursun.
Yaptığımız bütün güzel ameller , işler , ibadetler , insani davranışlar ,yardımlar bizim için ahiret ambarına attığımız birer sevap buğdayıdır.Bu manevi ambarın hırsızı olan fare nefsimiz ve onun arzularıdır.
Yaptığımız amellerin boşa gitmemesi için , nefis faresini gönül ambarından kovmalıyız . . .
( mesnevide geçen hikayeler)

Haziran 9, 2007 at 9:43 am
merhaba,
paylaşım için teşekkürler. ilk defa okudum, tasavvuf ehlinin sürekli anlattığı bir hakikatine ait bu fare-ambar örneklemesini.
sayfanızı daha sık yenileyin arkadaslar
sevgiler,
Haziran 9, 2007 at 4:45 pm
Hosgeldin hatice.
Haklisin da su aralar ikimiz de biraz mesguluz.Insallah temmuzun ortalarinda yogunlasacagiz sayfaya.
Bekleyin ve gorun
Selametle
vesselam..
Haziran 9, 2007 at 5:59 pm
haticecim,
musabcanında dediği gibi inşallah temmuzun ortalarında yoğunlaşıcaz.
sevgiler…
Haziran 9, 2007 at 8:35 pm
ambarımızın farelerden temizleyip koruması, için çok etkileyici bir ilac var elimizde.
ama malesef! her zaman olduğu gibi bir miktar zaman harcayıp, ilacı serpemiyoruz tembelliğimizden.
kulanmak için harcayamadığımız, kısacık bir zamanın, nelere mal olduğunu göremiyoruz.inşallah uyanık olur da, harcayamadığımız kısacık bir zamanın nelere mal olduğunu ve neler kaybettiğimizi anlar,
ilacın kulanma talimatını okuyup, anladıktan sonra, tam anlamıyla uygulayanlardan oluruz
…
Haziran 9, 2007 at 10:23 pm
rehime,
inşallah bu nefis faresini gönül ambarımızdan atabilmek kalp ustaları vasıtasıyla bize nasip olur.
Haziran 10, 2007 at 9:50 am
O usta ki ne usta